Sovyetlerin çöküşüyle birlikte Erivan Radyosu dâhil, daralan hatta yer yer kapanan Kürt kültür kurumları karşısında Erivan’da yaşayan bir Êzidî’nin söylediği şu kısacık söz kendi içinde derin bir tarihselliği ve o dönemin sosyolojik duygusunun bir özetini teşkil eder: ‘Sovyetler asıl bizim üzerimize yıkıldı…’ Erivan Radyosu ya da Kurdî dilinde Radyoya Rewanê, çölleştirilmeye çalışılan Kürtlük Dünyasının tam ortasında bir dil ve kültür vahası ya da kültürel bir kapatılma mekânına dönüştürülen Kürt kültür dünyasının faşizmden örülmüş kalın duvarlarında açılmış bir gedik gibidir. Neredeyse birçoğu kendisiyle yakın zamanlarda Kürtçe yayınlar yapmış olan Şarkû’l Edna, Bağdat, Tahran, Senendaj, Kirmanşah, Kahire, Radyoya Kurdistana Sor, Tiflis Radyolarının içinde…
-
-
“Rumeli’nde ve bilhassa Anadolu’da Türk unsurunu kuvvetlendirmek ve her şeyden evvel de içimizdeki Kürtleri yoğurup kendimize mal etmek şarttır. Türk tahtına çıkmış olan seleflerimin en büyük kusuru Slav unsurunu Osmanlılaştırmış olmamalarıdır. Bu tabii kolay bir iş değildir. Mamafih Rum ve Ermenilerle kan karışımı daha kolay husule gelmiştir. Fakat Allah’a şükür, kanımız üstünlüğünü muhafaza etmiştir.” Sultan Abdülhamit & Siyasi Hatıralarım Hafif yukarıya kıvrılmış bıyıkları, şık pardösü ve fötr şapkalarıyla İstanbul, Selanik ve Paris’e dağılmış Jön Türkler, Batılı beyazların ‘Hasta Adam’ dedikleri Osmanlının yeni kurucu unsurları olarak tarih sahnesinde çıktıklarında, Abdülhamit dâhil modernist birçok Osmanlı sultanı, devletin kurtarıcı rolünü yekpare bir Türklüğün mutlak…