• Şopa Heqîqetê

    AMED, KAYSERİ, FRANCO VE FAŞİZMİN MEGALOMANİSİ

    Zerzan, “Bir şeyi tanımlamak veya onu isimlendirmek, tanımlanan şey üzerinde iktidar kurma eğiliminden kaynaklanır” derken, sanki Türkiye’deki egemen ideolojinin hizaya getiren, başkalaştıran ve baskılayıp yok eden karakterini ve kullandığı metodolojiyi tanımlamıştı. Binlerce yıllık bir evrimin tanımlamış olduğu herhangi bir şeyin orijinini yeniden isimlendirmek en amansız barbarlığı bile görünür kılmaktan çıkarır; çünkü zaten isimlendirilmiş bir şeyi yeniden isimlendirmek, isimlendirilen şeyi çoğunlukla köklerinden koparmaya yetebilmektedir. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte total bir faşizme dönüşen Kemalist Proje, ilk iş olarak Kürt coğrafyasını boydan boya yeniden isimlendirmekle işe koyulmuştu. Son otuz yıldır yaşanan bu kanlı iç savaşta, devlet iradi bir başkaldırıyı, bölgesel bir asayiş ve kandırılmış…

  • Şopa Heqîqetê

    PARMAKARASI TERLİK, KOKAN KAZAK, MAYO, BAYRAK Û BİJÎ BİRATİYA GELAN

    ‘Aynı toprakları seninle paylaşırım ama üstü benim altı senin diyen kardeşim! Toprağa vurulan her kazmada fışkıran kızlarımın ve oğullarımın kemiklerine küfür eden ve ettiren kardeşim! Toprak senin olsun! Altı da üstü de cehennem olan bir toprağın ne ölüye ne diriye hiçbir faydası yok aslında…!’ Bizi şüphenin ve paranoyanın uçurumlarında gezdiren bu çağ ve bu ülke, Van depreminde bu ülkenin altından geçen fay hatlarını bir kez daha görünür kılmakla kalmadı; aynı zamanda haritanın batısındaki halkların ve fazlasıyla benzedikleri yüce devletlerinin Kürtlere karşı var olan bütün niyetlerinin bilinçaltı faylarını da görünür kıldı. En çıplak gerçeklik, şoklarda kendini gösterir diyen Sartwell’a kulak kabartarak…

  • Şopa Heqîqetê

    POPPER VE GELECEK MUTLU YARINLARIN İFLASI

    ‘Yirminci yüzyılın şu son çeyreğinde yaşanan her şey, bizim ne kadar başarısız, kör ve korkak olduğumuzun bir kanıtıdır. Bu olaylar bize, içinde yaşadığımız yüzyılın bize öğrettiklerini öğrenmemizdeki isteksizliğimizi gösteriyor; biz savaşı, savaşla önledik. Evet, tarihselciliğe karşı çıkıyorum. Zira, tarih yaşanmıştır ve öncede kalmıştır. Bundan sonra olacakları tahmin etmek ve bazı şeyleri bir kahin edasıyla değiştirmek imkansızdır. Yapabileceğimiz en iyi şey yaşadığımız zamanda olabilecek en iyi şeyleri yapmak ve her şeyin daha iyi olmasını sağlamaktır.’   [Karl Popper] Dostoyevski’den sonra neden roman yazılmadığı, bütün dünyayı yerinden oynatabilecek yada dünyayı şekillendirmeye muktedir teorilerin artık neden bırakın dünyayı, lokal düzeyde bile bir şeyleri değiştirmeye…